28 Mart 2026 Cumartesi

Tavşan ve sincap




Tavşan ve Sincap

Tema: Dostluk

Verilmek İstenen Mesaj: Dostluğun önemini bilmeliyiz.

Karakterler ve Özellikleri:

 Tavşan: Merhametli, empati yapan.

  • Tilki: Kurnaz, fesat.

  • Sincap: Saf, kandırılan.

Zaman: Geçmiş zaman

Mekân: Orman

Olay Örgüsü: Tavşan ve sincabın çok yakın iki dost olması ve her zamanki gibi okula gitmeleri. Giderken tilkiyi görürler; tavşan, tilkinin bakışlarından rahatsız olur. Tilki, sincabı tek yakalar ve tavşan hakkında onu doldurur. Sincap ve tilki daha yakın olmaya başlar. Tavşan bir sürpriz yapar ve fındık toplayıp sincabın evine gider fakat tilki de oradadır. Tilkinin kurnazlığı ve kötü planları ortaya çıkar. Hepsi hatasını anlayıp birbirinden özür dilerler ve tüm orman halkı mutluluk içinde yaşar.


Hikaye Metni

Ormanın derinliklerinde; çok sevecen, herkesin birbirini sevdiği, şarkılar söylenip danslar edildiği küçük bir kasaba varmış. Bu kasabada aslanlar, kaplanlar, tilkiler, tavşanlar ve tüm hayvanlar bir arada yaşarmış. Herkesin dostluklarını kıskandığı bir tavşan ve bir sincap varmış.

Bir gün tavşan ve sincap okula giderken, karşılarına bir tilki çıkmış. Tavşan, tilkinin bakışlarından şüphelenmiş ama sincaba bu durumu anlatmamış. Gel zaman git zaman derken, tilki sincabı tek yakalamış ve "Dua et nasılsın sincap kardeş?" demiş. Sincap pek umursamamış ama tilki sincabı bırakmamış; hatta sincabın onu umursamadığını fark edince topladığı fındıkları çıkarmış. Sincap fındıkları görünce dayanamamış; fark etmemiş bile tilkiyle gittiğini ve tüm fındıkları yemiş.

Tilkinin planları güzel gidiyordu çünkü artık sincap tilkiyle konuşuyor, hatta ona sırlarını anlatıyordu. Tilki, sincaba: "Herkes tavşanı senden daha çok seviyor, tavşanda senden daha üstte olmaktan mutluluk duyuyor," diyerek sincabın aklını karıştırmıştı. Zaman geçmişti ama sincap bu durumu tavşana anlatmak yerine içinde biriktirmişti. Tilki amacına ulaşıyordu; artık sincap onun arkadaşı olmuştu.

Bir gün tavşan, sincaba sürpriz yapmak için fındık toplamaya çıkmıştı. Önünde tilkiyi görünce şaşırmıştı çünkü tilki asla fındık yemezdi. Tavşan fındıkları topladı ve sincabın evine doğru yol aldı. Ama önüne bir baktı ki tilki, elindeki fındıklarla sincabın evine girdi. Bu durumu görünce tavşan, sincap ile arasında hissettiği soğukluğun nedenini anlamıştı. Camdan onları izlemeye karar verdi. Tam izlerken bir baktı ki sincabın arkası dönükken tilki, fındıkların arasındaki çatalını eline almış, sincabı yemek için hazırlanıyordu!

Bunu gören tavşan hemen camdan içeri atladı ve hepsi şok oldu. Tilki hemen kaçmak istedi ama kuyruğu sandalyeye sıkışmıştı. Tavşan gördüğü her şeyi anlatınca sincap şok oldu ve tilkinin bütün planlarını anladı. Sincap yaptıkları ve tilkiye inandığı için tavşandan özür diledi. Tavşan, "Özür dileyip hatanı anlamana sevindim," dedi. Sıra tilkiye gelmişti; tilki yaptıklarına çok pişman olmuştu ama kimsenin onu affetmeyeceğini düşünüp oradan ayrılması gerektiğini düşündü. Tavşan, tilki ile empati yaparak ona bir şans daha tanıdı. Tilki bu duruma çok sevindi, özür diledi ve bir daha kimsenin arkasından iş çevirmeyeceğine söz verdi. Tüm orman halkı mutlu ve dostça yaşadılar.

14 Mart 2026 Cumartesi

Mevlana’nın Aslan ve Av Hayvanları Fablı: Güç mü, Zekâ mı?

Mevlânâ’nın ölümsüz eseri Mesnevî’de yer alan "Aslan ve Av Hayvanları" fablı, kaba kuvvetin zekâ ve dayanışma karşısındaki çaresizliğini anlatır. Bu anlatı, üzerinden yüzyıllar geçse de modern hayattaki güç ilişkilerine ışık tutmaya devam eder. Günlük yaşamda "aslan" figürü; makamını, fiziksel üstünlüğünü veya baskıcı tavrını kullanarak başkalarını sindirmeye çalışan kişileri temsil eder. Bu tür baskıcı karakterlerle mücadele etmenin yolu, aslanın yöntemlerini yani şiddeti kullanmak değil; akıl süzgecinden geçmiş bir birliktelik kurmaktır.

Örneğin, bir iş yerinde yetkisini suistimal ederek çalışanlarına haksız yüklemeler yapan ve onları sürekli korkutan bir yöneticiyi ele alalım. Burada baskıcı yönetici "aslanı", mağdur olan çalışanlar ise "av hayvanlarını" temsil eder. Eğer her çalışan bu duruma tek başına katlanmaya devam ederse, baskı her geçen gün artacaktır. Ancak çalışanlar sessiz kalmak yerine bir araya gelip durumu üst makamlara veya ilgili birimlere bildirdiklerinde, yani bireysel korkularını ortak bir iradeye dönüştürdüklerinde, baskıcı figürün alanı daralır. Tıpkı fablda hayvanların bir tavşanın zekâsına güvenip birlikte hareket ederek aslanı kendi kazdığı kuyuya düşürmesi gibi, dayanışma ruhu haksızlığı sona erdirir.

Sonuç olarak, aslan ne kadar güçlü görünürse görünsün, planlı bir zekâ ve sarsılmaz bir birliktelik karşısında mağlup olmaya mahkûmdur. Gerçek güç bilekte değil, birleşmiş akıllardadır.



Seçtiğimiz Dede Korkut Hikayesi

 Ben ve arkadaşlarım Dede Korkut hikâyelerinden “Beyrek” adlı hikayeyi sahnede canlandırmak için seçtik.   Bu hikâyeyi oyununu seçme nedenim...