27 Aralık 2024 Cuma

Ömer Seyfettin’in 17 Hikaye Unsurları

 



Ömer Seyfettin’in 17 Hikayesinin Unsurları 


Metin Adı

Olay

Karakterler

Zaman

Mekan

  1- Kaşağı

Hikayede, küçük bir çocuk olan Halit’in, babası tarafından kendisine verilen bir görevle karşı karşıya kalması konu edilir. 

Hikmet , baba , kardeşi

Belirli bir tarih verilmese de, hikaye Osmanlı döneminin sonlarına yakın bir zamanda geçiyor gibi görünmektedir.

Halit'in yaşadığı köy ve ev, doğa manzarasıyla birlikte anlatılır.

 2- Yalnız Efe

Bir gün köyde büyük bir felakete yol açan bir olay gerçekleşir. Efe, bir zamanlar köydeki insanlarla olan bağlarını kaybetmiş olsa da, doğru yolu gösterir

Efe, köylüler

Osmanlı döneminin köy yaşamı.

Köy, dağlar ve ormanlık alanlar

3-And

Bir asker, vatan için savaşa gitmeden önce arkadaşına verdiği andı hatırlar. Arkadaşı, çıkarları uğruna andını unutur, fakat asker, vatan sevgisi ve verdiği söze sadık kalarak savaşa katılmaya karar verir.

Asker , arkadaş

Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemi ve Birinci Dünya Savaşı zamanıdır.

Cephe hattında ve savaş ortamında geçer.

4-Falaka

Bir öğrenci, okulda öğretmenine karşı davranışları nedeniyle falaka cezası alır. Bu ceza disiplinin önemini anlatan bir ders olur. Öğrenci, falaka cezası sayesinde doğruyu öğrenir ve karakter olarak olgunlaşır.

Öğrenci , öğretmen 

19. yüzyıl sonları, Osmanlı dönemi.

Hikaye, bir okulda, özellikle sınıf ve okulun avlusunda geçer.

5- Gizli Mabed

Bir grup arkadaş, ormanda gizli bir

mabedi keşfederler. Ancak, bu mabedin içindeki sırları çözmeye çalışırken, birinin hayal gücü ve merakı diğerlerinden farklıdır.

 Ana karakter (gizli mabedi keşfetmeye çalışan, hayal gücü ve merakı güçlü bir kişi.) , arkadaşları

20. yüzyıl başları.

Orman içindeki gizli bir mabed, doğal bir ortam.

6- Diyet

Hikaye, bir adamın geçmişte işlediği bir suçu ve bu suçun ardından ödediği bedeli anlatır. Adam, eski bir hatasının sonucu olarak zor bir seçim yapmak zorunda kalır

Ana karakter ( adam) , adamın çevresindeki insanlar ve köylüler 

Osmanlı dönemi, 19. yüzyıl sonları.

Hikaye, köy ve çevresindeki doğal alanlarda geçer.

7-Nâdân

Genç bir adamın, aşkla ve hayatta kendini bulma çabalarını anlatır. Nadan, saf, duygusal ve naif bir kişidir. Zengin bir kadına aşık olur, ancak kadının onun naifliğini fark edip ona oyunlar oynamasıyla, Nadan, hayatın gerçek yüzüyle karşılaşır ve olgunlaşır.

Nadan , kadın , Nadan ‘ ın çevresindeki insanlar  ve sosyal çevre 

20. yüzyıl başları, Osmanlı dönemi.

Hikaye, şehirdeki zengin ve gösterişli bir ortamda geçer, özellikle salonlar, evler ve sosyal etkinlikler öne çıkar.

8-Teselli 

Hikaye, bir adamın, hayatının en büyük acısını yaşarken bulduğu teselliyi anlatır. Adam, çocukluğunda kaybettiği annesinin acısıyla yıllarca mücadele etmiştir. Bir gün, yaşlı bir kadından aldığı bir söz ve içsel bir rahatlama sayesinde, geçmişteki bu acısının üzerine gitmeye karar verir.

Adam , yaşlı kadın

19. yüzyıl sonları, Osmanlı dönemi.

Hikaye, bir köyde ve doğal bir ortamda geçer; özellikle adamın yalnız kaldığı yerler ve içsel yolculuğunun simgesi olan doğa unsurları öne çıkar.

9- Fon Sadriştayn'ın Karısı

Hikaye, bir adamın, eşinin yabancı

bir adamla ilişkisini öğrendikten sonra yaşadığı içsel çatışmaları ve çevresindeki insanlara karşı duyduğu güvenin sarsılmasını anlatır. Fon Sadriştayn, eşiyle mutlu bir hayat sürerken, kadının bir başka adamla ilişkisi ortaya çıkar.

Sadriştayn, bu ihanetin etkisiyle büyük bir bunalıma girer

Fon Sadriştayn'ın Karısı ,Fon Sadriştayn , çevredeki diğer insanlar 

20. yüzyıl Başları Osmanlı dönemi.

FonSadriştayn'ın evi ve çevresi gibi yerlerde geçer. Ev, dışarıya kapalı ve özel bir alan olarak, karakterin yalnızlık ve yalnızlaşmasını simgeler.

10-Fon Sadriştayn'ın Oğlu

Hikaye, Fon Sadriştayn'ın oğlunun,

babasının onurunu korumak amacıyla, ailesinin geçmişindeki bir olayı düzeltmeye çalışmasını anlatırbüyük acısını yaşarken bulduğu teselliyi anlatır. Adam, çocukluğunda kaybettiği annesinin acısıyla yıllarca mücadele etmiştir. Bir gün, yaşlı bir kadından aldığı bir söz ve içsel bir rahatlama sayesinde, geçmişteki bu acısının üzerine gitmeye karar verir. Hikaye, acı ve teselli arasındaki dengeyi işler.

Fon Sadriştayn'ın Oğlu , Fon Sadriştayn , çevredeki diğer kişiler 

20. yüzyıl Başları Osmanlı dönemi.

Sadriştayn'ın evi ve çevresi gibi yerlerde geçer. Ev, dışarıya kapalı ve özel bir alan olarak, karakterin yalnızlık ve yalnızlaşmasını simgeler.

11- Perili Köşk

Hikaye, bir grup gencin terkedilmiş

ve gizemli bir köşke yaptıkları ziyaretle başlar. Köşkte çeşitli tuhaf olaylar ve korkutucu durumlar yaşanır.

Bir grup gencin lideri olan, olayları çözmeye çalışan ve cesur bir figür, Diğer gençler , Köşkün sahibi veya geçmişteki figür .

20. yüzyıl Başları Osmanlı dönemi.

Hikaye, terkedilmiş ve eski bir köşk etrafında geçer. Köşk, kasvetli, karanlık ve korkutucu bir atmosferle tasvir edilir, bu da hikayeye gizemli bir hava katar.

12- Kurbağa Duası

Hikaye, bir köyde yaşayan, fakir bir adamın başından geçen tuhaf bir olayla başlar. Adam, kötü niyetli bir şekilde kurbağaları öldürmek için dua eder ve bu dua, beklenmedik şekilde ona geri döner. Adamın duaları ve istekleri, onu hem fiziksel hem de ruhsal bir sıkıntıya sokar.

Fakir adam , kurbağalar , diğer köylüler

20. yüzyıl Başları Osmanlı dönemi.

Hikaye, bir köyde ve çevresindeki doğal alanlarda geçer

13- Keramet

Hikaye, bir köyde yaşayan yaşlı biradamın, bir gün bir mucize göstererek köy halkını şaşırtmasını anlatır. Adam, kimsenin beklemediği bir şekilde, özel bir güç veya keramet sergileyerek çevresindeki insanlara yardım eder. Ancak, bu olayın ardından halk, adamın gerçek kimliğini ve bu kerametlerin ardındaki gücü sorgulamaya başlar.

Yaşlı Adam , Köylüler , Diğer figürler,

20. yüzyıl Başları Osmanlı dönemi.

Hikaye, Köydeki evler, tarlalar ve doğal çevre, halkın yaşam tarzını yansıtır

14-Yüzakı

Hikaye, bir adamın, ailesinin onurunu ve şerefini korumak için yaptığı fedakarlıkları anlatır.

Adam , aile , toplum 

20. yüzyıl Başları Osmanlı dönemi.

Hikaye, özellikle şehir ortamında geçer. 

15- Mermer Tezgah

Hikaye, bir taş ustasının büyük bir azimle mermerden bir tezgah yapma çabalarını anlatır. Usta, mermerin sertliğine karşı büyük bir sabır ve ustalıkla çalışarak, zamanla ortaya mükemmel bir eser çıkarır. Fakat sonunda bu eserin, estetikten çok, emek ve sabırla elde edilen bir değer olduğunu fark eder.

Taş ustası ve Ustanın işine tanıklık eden ve ona yardımcı olan, çevresindeki kişiler.

20. yüzyıl Başları Osmanlı dönemi.

Hikaye, taş ustasının atölyesi ve çalışma alanı gibi mekanlarda geçer.

16-Rüşvet

Hikaye, bir devlet memurunun, rüşvet teklifini reddetmesi ve bu süreçte yaşadığı içsel çatışmalarla ilgilidir. Memur, bir adamdan rüşvet teklif alır, fakat vicdanıyla ve doğru olanı yapma arzusuyla bu teklifi kabul etmez.

Devlet memuru, Rüşvet teklifi yapan kişi ve diğer figürler

20. yüzyıl Başları Osmanlı dönemi.

Hikaye, bir memur odası ve bürokratik ortam gibi yerlerde geçer.

17- Yüksek Ökçeler

Hikaye, bir kadının, yüksek ökçeli. ayakkabılarla yürümek isteyen ancak bunun toplumda nasıl bir etki yaratacağını fark etmeyen bir kadının yaşadığı içsel ve dışsal çatışmayı anlatır.

Kadın ve Kadının çevresindeki insanlar

20. yüzyıl Başları Osmanlı dönemi.

Hikaye, bir şehir ve toplum içinde geçer.

20 Aralık 2024 Cuma

Lisenin İlk Günü


Bir eylül sabahıydı , pazartesi günü hava sıcak ama sabahın hafif serinliği vardı. Üç aylık koskoca bir tatilin sonunda artık okul açılacak liseye gidecektim. Gece heyecandan hiç uyuyamamıştım , sabahta alarm çaldığı gibi uyanmış hemen odamın camına koşmuştum biraz kuşların kanat çırpışlarını , işe gidecek olan insanların arabayla gitmelerini, güneşin doğuşunu izledim ve ortaokulun bitip artık lisenin başlayacağını anlamıştım içimde hafif bir üzüntü vardı çünkü ortaokuldaki hayatımın büyük bir parçası olan arkadaşlarımı , bize birçok şey katan öğretmenlerimi çok özlemiştim ama artık liseye başlayacak yeni anılarım olacaktı. Hemen yüzümü yıkayıp , dişlerimi fırçaladım kahvaltı yapıp kıyafetlerimi giyindim. Servisi beklemek için aşağıya indim . İndim ve 10 dk bekledim ama servis gelmemişti çok korktum çünkü servisi kaçırdım sandım. Biraz daha bekledikten sonra sonunda servis gelmişti ama okula geç kalıyorduk. Servise oturdum , aklımda birçok soru vardı “Acaba sınıftakilerle iyi anlaşabilecek miyim?”  ya da “Sınıfta kimin yanına oturacağım?” bunları düşünürken aklımda uzun bir yolculuğa çıkmıştım . Servis okula geldi , arkadaşımla birlikte indik sınıfa doğru yürüdük. Derse geç kalmıştık ve sınıfa girdik öğretmen öğrencilerle tanışmaya başlamıştı , dersin kurallarını anlatıyordu. Biz hocaya baktık , hoca bize baktı ve “Siz neden geç kaldınız ?“ dedi , hoca böyle diyince kızdığını sandım ve endişelendim ama endişelenecek bir durum yokmuş . Hocaya durumu açıkladık ve yerlerimize oturduk . Ardından hoca bir öğrenciden onlara neler anlattığını söylemelerini istedi ve bir kız parmak kaldırdı ve kız  bize heyecanlı bir şekilde anlattı. Biz heyecanlıydık , anlatan kız  heyecanlı , sınıftaki tüm öğrenciler heyecanlıydı .
Derste biraz vakit geçirdikten sonra zil çaldı ardından arkadaşımla birlikte sınıftaki diğer kızların yanına gittik . Hepimiz birbirimizi tanımak için can atıyorduk ve sonra tanıştık .
Birkaç ders geçti ardından öğle arasına girdik kızlarla birlikte okulun yemekhanesine inmeye karar vermiştik ve indik . Aslında yemekleri çok beğenmemiştik sadece çorba içmiştik ama birbirimize o kadar ısınmıştık ki yemek yemek bahanesiyle çok güzel sohbet etmiştik ve gün sonu geldi. Eve gittiğimde çok yorulmuştum bir yandan annem “Okulun nasıl geçti ?” diye soruyor bir yandan ablam telefondan arıyordu ama o kadar yorulmuştum ki hemen uyudum. Ama o gün anladım ki lise sadece üniversite kazanmak için ders çalışacağım kitaplarla dolu  olmayacak aynı zamamda hayatımın en güzel yıllarımı yaşayacaktım…
Sahra Akarsu 9/B 728

13 Aralık 2024 Cuma

Bahar Sunumu

 Bahar


Metin hakkında bilgi;

Bu metinde doğanın uyanışı konusunu ele alır.

Baharın gelişi ve bunun insanlar üzerindeki etkisininden bahseder. Baharın getirdiği yenilenme duygusu ve canlılığını öne sürer.

Doğanın getirdiği yenilenme duygusu ve uyanışın insanların içinde de böyle güçlü duygular hissettirdiğini , insanların gözünden baharın nasıl gözüktüğünü aynı zamanda insanlar arasında yaşanan duygu ve ilişkilerin 

Baharın getirdiği duygularla ilişkili olduğundan bahseder. Bahar her şeyin yeniden başlayabileceği bir zaman olarak nitelendirilir.

Bu metin bize hayatımızın her zamanında güzellikleri bulabileceğimizi hatırlatır.


Yazar Hakkında Bilgi;

Ahmet Hikmet Müftüoğlu , 3 Haziran 1870 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Türk yazar, şair ve gazeteci olarak bilinen önemli bir edebi şahsiyettir. Türk edebiyatında özellikle roman, hikaye ve şiir alanında eserler vermiştir. Ahmet Hikmet Müftüoğlu, edebi kariyerinde sade bir dil kullanmayı tercih etmiş ve bu nedenle halk tarafından beğenilmiştir. Müftüoğlu'nun en bilinen eserleri arasında "Çağlayanlar", "Gönül Hanım" ve "Hâristan ve Gülistan" gibi romanlar yer alır. Türk milletinin milli değerlerine ve kültürel mirasına olan katkılarıyla tanınan Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olmuştur.

Görüntü.png



Ahmet Hikmet Müftüoğlu'nun yaşam özeti incelendiğinde edebi, kültürel ve fikirsel birikimini eserlerine yansıtmaya çalışan, sanatını milleti için yararlı olmaya adamış bir edebiyatçı olduğu görülmektedir. Yazarın kitapları Salkımsöğüt Yayınları, Palet Yayınları, Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları, Ötüken Neşriyat, Dorlion Yayınevi, Kurgan Edebiyat, Beyan Yayınları, Akçağ Yayınları, Kapı Yayınları, İskele Yayıncılık, Anonim Yayıncılık, Altın Kitaplar ve Dergah Yayınları gibi birçok yayınevi tarafından yayımlanmıştır.


Yazarın Diğer Eserleri :


Eserleri

  • Çağlayanlar.
  • Gönül Hanım.
  • Haristan ve Gülistan.
  • Leyla yahut Bir Mecnunun İntikamı
  • Bir Tesadüf.
  • Beliren Simalar.
  • Bir Safha-i Kalb.
  • Bir Damla Kan.

Görüntü_1.png

Görüntü_2.png

6 Aralık 2024 Cuma

Anket Sonuçları ve Değerlendirmesi


Okulumuzda geçtiğimiz hafta 301 kişinin katıldığı bir anket yaptık ve anket sonuçlarına göre, 

1-)"Geçmişe mi yoksa geleceğe mi gitmek istersiniz?" sorusuna 168 kişiyle "geçmiş" cevabı çoğunluktadır ve 133 kişiyle "gelecek" cevabı daha az kısımdadır. Bu verileri incelediğimizde geçmişe gitmenin geleceğe gitmekten daha çok istendiğini ve insanların geçmiş anılarını özlediğini tekrar yaşamak istediğini anlıyoruz.

1..jpg



2-)"Okulumuz öğrencileri olarak hangi dersin programı eklenmesini istersiniz?" sorusuna öğrenciler 83 kişiyle ilk sırada bilişim ve yazılım dersi eklenmesini istemektedir, ardından ikinci sırada 76 kişiyle diğer dersler, üçüncü sırada 75 kişiyle astronomi dersi, sonuncu sırada ise 68 kişiyle sanat dersinin eklenmesi istendiğini çıkartıyoruz. Bu verileri değerlendirdiğimizde bilişim ve yazılım dersi öğrenciler tarafından ilgi duyulan bir ders olduğunu çıkarmaktayız.

2..jpg



3-)"Hangi öğrenme yöntemi ile öğrenmeyi tercih edersiniz?" sorusuna ise öğrenciler 102 kişiyle ilk sırada yer alan görsel ile öğrenme yolunu tercih etmekteler ardından sırasıyla yazılı, dinleme ve diğer öğrenme türlerinin tercih edildiğine varmaktayız. Bu da öğrencilerin görseller ile desteklenerek derslerin daha iyi kavrandığını anlayabiliriz ,tabii ki de bu öğrenciden öğrenciye göre değişmektedir.

3..jpg



4-)"Sagopa mı Ceza mı?" sorusuna da 171 kişi ile ceza ön plana yer almaktadır. Buradan da okulumuz öğrencilerinin daha çok rap ve hip hop müzik türünü tercih ettiklerini çıkartmaktayız.

4..jpg



5-)"Sınıf ortamınızı 3 üzerinden puanlayınız." sorusuna çoğunluk 2 puan cevabını verilmiştir ve ardından 3 puan cevabı verilmiştir. Sonuç olarak buradan çıkaracağımız şey okulumuzun öğrencileri sınıf ortamını ortalama olarak sevmekte ve diğer öğrencilerle bazen iyi geçinmekte olduğunu anlıyoruz.

5..jpg



6-)"Meslek seçiminizi etkileyecek en önemli faktör nedir?" sorusuna 149 kişi para cevabını vermiştir, ikinci sırada 65 kişi istek ve hayal faktörünü seçmiştir, üçüncü sırada 52 kişi saygınlığı seçmiş ve son olarak dördüncü sırada 25 kişi rahatlığı seçmiştir. Bu da okulumuz öğrencilerinin meslek seçiminde paraya daha çok önem verdikleri sonucuna varmaktayız.

6..jpg



7-)"Hangi alanın öğretmeni sizi daha fazla motive eder?" sorusuna en çok 96 kişiyle sayısal ilk sıraya yerleşmiştir, ikinci olarak 90 öğrenciyle dil yerini almıştır, 69 kişiyle sözel öğretmenleri ve öğrencilerimizi 53 kişiyle de diğer öğretmenlerin motive ettiği görüşüne varmaktayız. Bu verileri değerlendirdiğimizde okulumuz öğrencileri, sayısal öğretmenleri daha çok motive ediyorsa öğrenciler daha çok sayısal dersleri sevmektedir.

7..jpg



8-)"Bir süper gücünüz olsaydı hangi gücü tercih edersiniz?" sorusuna 98 öğrenciyle zihin okumak yanıtı ön plana çıkmakta, 75 kişiyle ise ışınlanmak yanıtı ikinci sırada yer almaktadır, üçüncü sırada 65 kişi ile görünmez olmak yer almaktadır, son olarak da 46 kişiyle uçmak gücü tercih edilmektedir. Yani okulumuz öğrencileri insanların fikir ve görüşlerini bilmeyi daha çok merak ettiğini anlarız.

8..jpg



9-)"Üniversite okumak istediğiniz şehir hangisidir?" sorusuna 85 kişiyle İzmir tercihi birinci sırada olmuştur , ardından 84 kişiyle İstanbul şehrimiz ikinci sırada yer almaktadır, daha sonra 60 kişinin Ankara'yı tercih ettiğini çıkartmaktayız ve 74 kişi ise bu şehirlerin dışında başka bir şehirde üniversite okumak istediği sonuçlarına varmış bulunmaktayız.

Buna göre öğrencilerin en çok İzmir ve İstanbul şehirlerini daha çok istediğini anlıyoruz.

9.,.jpg



10-) "Okulumuzda en fazla şikayetçi olduğunuz durum nedir?" sorusunda ise öğrencilerin ilk sırada yer alan 115 kişinin tercihiyle ders saatlerinden şikayetçi olduklarını görüyoruz, ikinci sırada 86 kişiyle aktivite yetersizliği yer almaktadır, 78 kişi ile üçüncü sırada öğrencilerin diğer durumlardan şikayetçi oldukları sonucu çıkmaktadır, dördüncü sırada ise 25 öğrenci tercihi ile ulaşım koşullarından şikayetçi olduğunu görüyoruz. Bu verileri değerlendirecek olursak, okulumuz öğrencileri ders saatlerinden oldukça şikayetçidir ve ikinci sırada yer alan aktivite yetersizliği ile okulumuzda az aktivite faaliyetleri gösterildiğini düşünmekteler 

10..jpg


Sahra Akarsu 9- B 728 






Seçtiğimiz Dede Korkut Hikayesi

 Ben ve arkadaşlarım Dede Korkut hikâyelerinden “Beyrek” adlı hikayeyi sahnede canlandırmak için seçtik.   Bu hikâyeyi oyununu seçme nedenim...