29 Kasım 2025 Cumartesi

Zamanı İyi Yönetmek

Zaman yönetimi, günümüzün olmazsa olmaz becerilerinden biri haline geldi. Özellikle öğrenci olan bizler için, derslerin, ödevlerin, sosyal aktivitelerin ve kişisel hedeflerin arasında denge kurmak, çoğu zaman zorlu bir mücadele olabilir. Her şeyi zamanında yapmak, sadece akademik başarı için değil, aynı zamanda kişisel gelişim ve stres yönetimi için de çok öneme sahiptir.

Öğrenciler, genellikle zaman yönetimi konusunda çeşitli zorluklarla karşılaşırlar. Ödevlerin son teslim tarihlerine yetişmek, sınavlara hazırlanmak, projeleri zamanında tamamlamak hatta bu blog yazılarını bile zamanında yazmak gibi durumlar, öğrencilerin zamanlarını verimli bir şekilde kullanmalarını gerektirir. Ancak, sosyal medya, arkadaşlarla vakit geçirme, hobiler ve diğer ilgi alanları, öğrencilerin dikkatini dağıtabilir ve zamanlarını boşa harcamalarına neden olabilir. Bu durum, öğrencilerin stres seviyelerini artırabilir, motivasyonlarını düşürebilir ve derslerini olumsuz etkileyebilir bu yüzden her şeyi ölçülü bir şekilde yapmalı ve ona göre zaman ayırmalıyız.

Öğrencilerin zaman yönetimini geliştirmeleri için çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Öncelikle, bir plan yapmak ve hedefleri belirlemek önemlidir. Günlük, haftalık veya aylık planlar oluşturmak, öğrencilerin zamanlarını daha iyi organize etmelerine yardımcı olur. Ayrıca, öncelikleri belirlemek ve önemli görevlere odaklanmak da önemlidir. Öğrenciler, zamanlarını verimli kullanmak için, dikkat dağıtıcı unsurları ortadan kaldırmalı, molalar vermeli ve kendilerine zaman tanımalıdır.

22 Kasım 2025 Cumartesi

Kaf Dağı’ndaki Üç Yumurta Masal Şeridi

 



Kırk gün kırk gece düğün yaparlar.
Kız ve Ahmet annesinin yanına dönerler.
Dönerken yaşlı kadını görürler ve Ahmet “Kırk katır mı yoksa kırk satır mı ?” diye sorar ve kadın “kırk katırla beni eve gönder.” der ve kırk katırla evine döner.

Ahmet ve kız çok mutlu olurlar ve evin yolunu tutarlar.

Kız eski haline döner.
Ahmet kızın saçındaki iğneyi fark eder ve çıkartır.
Ahmet gelir ve yaşlı kadın oradan gitmiştir.
Yaşlı kadın birden kızın saçına bir iğne batırır ve kız kapkara olur.
Kız saçlarını uzatır ve yaşlı kadın saçlarını tarar.
Yaşlı kadın gelir, kızdan saçlarını uzatmasını ister.
Ahmet , kıza kıyafet almak için köye gider , kız ağaçta bekler.
Kız su içer , Ahmet kızın ekmek isteyeceğini bildiği için önceden almıştı ve kız ekmeğini yer.
Üçüncü yumurtadan da çok güzel bir kız çıkar.
Güzel kız ekmek yiyemediği için ölür.
İkinci Yumurta da çatlar ve yine çok güzel bir kız çıkar kız su içer sonradan da ekmek ister.
Ahmet ikimci yumurtanın çatlayacağını anlar.
Yolda giderken birinci yumurta çatlar ve içinden çok güzel bir kız çıkar, kız su ve ekmek ister ama Ahmet veremediği için ölür.
Ahmet kırk gün kırk gece sonunda Kaf Dağına ulaşır ve üç yumurta bularak çantasına atar.
Ahmet artık bu söze dayanamaz ve Kaf Dağına gitmeye karar verir. Annesi istemese de Ahmet kararlıdır.
Ahmet ile annesi her kavga ettiğinde annesi “ Kaf Dağının yumurtalarını getiresin” der.




(Fotoğraflar tersten yüklendiği için sıralaması ters oldu özür dilerim😔)

Kaf Dağı’ndaki Üç Yumurta

 

15 Kasım 2025 Cumartesi

“Masal Masal İçinde” Soru-Cevap

1.Eserin adı, kitap kapağı ve eserde kullanılan görsellerle ilgili düşüncelerinizi yazınız.

Kitabın adı tam yerinde, içeriğini çok iyi anlatıyor , rengi ve çizimleri masalsı havayı güçlendiriyor. Kitap içindeki görseller harika . Hikayeyi görselleştirdiği için okumayı daha keyifli hale getiriyor, özellikle genç okurlar için bu çok önemli. Kapak tasarımını çok beğendim. Büyülü, gizemli ve fantastik bir atmosfer yansıtıyor


2. Bu eseri hangi amaçla okudunuz?

Bu kitabı, hem Ahmet Ümit'in farklı bir türdeki eserini merak ettiğim hem de ders materyali olarak okudum. Masalın kurgu ve gerçeklik unsurlarını anlamak istedim.


3.Kitabı özetleyiniz.

 Masal Masal İçinde kitabında kendini yükseklerde gören padişah ile ona doğru yolu göstermeye çalışan vezir arasında geçer. Vezir, Padişaha der vermek için ona, sırrı çözülemeyen bir Kör Adam 'ın hikayesini anlatır. Padişah hikayeyi çok merak eder ve Vezir ile yola çıkarlar. Padişah ve Vezir, yol boyunca sırayla Kör Adam, Kuyumcu, Demirci, Müezzin ve Şapkacı'nın  yanına giderler. Ama bu kişiler, sırlarını hemen vermek yerine ,kendi başlarından geçen ve biri biri içine geçmiş masalları anlatırlar masallarda aslında açgözlülük, kıskançlık, sabırsızlık gibi kötülükler eleştirilir. Her masal bir kişiyi nasıl kötü bir sona ulaştırdığını anlatır. Padişah, tüm bu masalları dinler ve tüm bu kötü huyların  kendisinde de olduğunu anlar. Kendi kibrini ve açgözlülüğünü bırakarak sarayına döner ve hatasını anlar, halkına daha iyi bir lider olur.


4.Okuduğunuz kitabın temel iletisini belirleyiniz.

İnsanın kendi hatalarını anlayıp yanlışlarından dönmesi ve iyi bir insan olmak


5.Okuduğunuz kitaptaki kurgu ve gerçek unsurları örnekleyerek bunların metne katkısını tartışınız.

Kurgu: Vezirin anlatıığı bilmeceler örnek verilebilir. Gerçek: Hikayede geçen mekanlar ve meslekler gerçek unsurlara örnek gösterilebilir. Bu unsurlar masalın merak unsurunu destekler ve canlı tutar.Masalın Sürekliliğini arttırır


6.Okuduğunuz kitapta ilk defa karşılaştığınız bilgiler oldu mu ? Olduysa bunlar nelerdir?

Hayır olmadı.


7.Okuduğunuz kitapta tutarsızlıkla var mıydı? Varsa bunları yazınız.

Bence tutarsızlık yoktu çünkü padişah yaptığı yanlışı anlayıp yanlışından döndü.


8. Okuduğunuz kitabın içeriği ile daha önce karşılaştığınız masallarla karşılaştırınız.

Önceden karşılaştığım masallarla karşılaştıracak olursam kitapta daha çok insanlar üzerinde duruluyor ama benim dinlediğim masallarda ise daha çok hayvanlar üzerinde gerçekleşirdi 


9.Kitabın yazarının yerine kendinizi koyarak bu metnin daha iyi nasıl olabileceğini yazınız.

Bence çok olağan üstü durum olmadığı için çocukların pek ilgisini çekmez o yüzden ben karakterleri değiştirirdim belki sihirli bir peri eklerdim padişaha yol gösteren veya meslekler yeni her birine farklı bir hayvanın yetine koyarak ilgi çekmeye çalışırdım.


10.Okuduğunuz kitabı arkadaşlarınızla konuşmak için hangi noktaları öne çıkarırsınız?

Arkadaşlarımla konuşmak için bence öne çıkarılması gereken unsurlar insanların değerleridir. Bu değerler sayesinde kitabı okuyanlar fark etmeden zihinlerinde neyin doğru neyin yanlış olduğu kalır.


11.Okduğunuz kitabın size katkısını değerlendiriniz.

Kitapta geçen değerleri hatırlamamı sağladı ve Okuma zevkimi artırdı.


12.Okuduğunuz kitapta geçen çatışmalara alternatif çözümleriniz var mı? Varsa yazınız.

Bende vezir gibi yapardım çünkü hatalarımızı anlamanın en güzel yolu onu içinde yaşayıp görerek anlayarak farkına varmaktır bu yüzden bende böyle bir çözüm yapardım çünkü padişaha bunu anlatsakta tekrardan anlamayıp aynı hataları yapabilirdi.

8 Kasım 2025 Cumartesi

Herkesi Kendin Gibi Sanma

 Biz İnsan olarak, dünyayı kendi deneyimlerimiz ve bakış açımızla anlamaya çalışırız. Bu durum, başkalarını da kendimiz gibi düşünüyor ve değerlendiriyor gibi görmeye yol açabilir. Herkesi kendimiz gibi sanmak, işte tam da bu noktada devreye girer. Bu, başkalarının da bizim gibi düşündüğünü, hissettiğini ve aynı motivasyonlara sahip olduğunu varsaymaktır.Bence buradaki sorun empati eksikliğidir çünkü kendimizi başkalarının yerine koymak yerine, onların davranışlarını ve tepkilerini kendi bakış açımızdan yorumlarız. Bu durum, iletişimde yanlış anlaşılmalara hatta kavgalara bile yol açabilir yol açabilir. Örneğin, bir arkadaşımızın üzüntüsünü kendi üzüntümüzle karşılaştırarak onu anlamakta zorlanabiliriz. Ya da farklı bir kültürden bir kişinin davranışlarını kendi kültürümüzdeki değerlere göre yargılayabiliriz ve bunun sonucu iyi olmaz.Bazen de herkesi kendimiz gibi sanmak bize gelecek olan bir kötülüğü önceden hiç düşünmemiş olmamıza neden olabilir çünkü biz “Ben olsam ona böyle davranmazdım.” diyerek hiç beklemediğimiz kişilerden hiç beklemediğimiz davranışlar almamıza neden olabilir. Bu yüzden insanları tanıyıp ona göre sınırlarımızı çizmeliyiz yoksa biz bir kere yapılan yanlışı affedersek o yanlış yüksek ihtimalle tekrar yapılır.Herkesi kendimiz gibi sanmak, aynı zamanda hoşgörüsüzlüğe de zemin hazırlayabilir. Farklılıklara tahammül etmek yerine, başkalarını kendi kalıplarımıza uymaya zorlarız. Bu durum, çeşitliliği ve farklı bakış açılarını reddetmek anlamına gelir. Oysa, farklılıklar zenginliktir ve dünyayı daha iyi anlamamızı sağlar. Bu yüzden, başkalarını yargılamadan önce onları anlamaya çalışmak, empati kurmak ve farklılıklara saygı duymak önemlidir.

1 Kasım 2025 Cumartesi

Masallar Hakkında

 "Bir varmış bir yokmuş" ile başlayan her masal, sadece fantastik bir olay örgüsünden ibaret değildir bize bir çok şeyi eğlenceli bir şekilde biz farkında olmadan anlatır.

Masallar, benim için sadece eski hikâyeler değil; insanlığın ortak değerlerini içeren, bitmek bilmeyen olayların yansımasıdır. "Bir varmış bir yokmuş" kalıbı, bizi gerçek hayatın zorluklarından alır, kalbin mantığıyla işleyen bir dünyaya taşır.

Bireyin hayatındaki yeri, ruhsal bir beslenme kaynağıdır. Masallar, televizyonun sunduğu hazır görsellerin aksine, çocuklara ve yeri geldikçe bizlere kelimelerle kendi evrenini kurmaya, yani yaratıcılığa ve soyut düşünmeye teşvik eder. Masal, bir duygusal hayal alanıdır; kahramanların zorlukları ve korkuları, bireyin kendi iç dünyasıyla güvenli bir şekilde yüzleşmesini sağlar. İyiliğin her zaman kazanması, dünyanın karmaşasına rağmen içimizdeki umudun en güçlü kaynağıdır.

Toplumsal açıdan masallar,bence bir milletin kimliği gibidir. Bir toplumun değer verdiği cesareti, dürüstlüğü ve dayanışmayı sonraki nesillere taşıyan bir hafızadır. Günümüzde, bazı değerlerimizin unutulmaya çalıştığı bir dönemde, masallar bize kim olduğumuzu ve nereden geldiğimizi hatırlatan köklerimizdir. Eğer kendi masallarımızı anlatmazsak, başka kültürlerin değer sistemleriyle yetişmek zorunda kalırız.

Sonuç olarak inanıyorum ki, masallar kaybolduğunda, sadece hikâyeler değil, hayal etme yeteneğimizin ve ortak insani değerlere olan inancımızın bir kısmı da kaybolacaktır. Masal, dinlenilmesi ve anlatılması gereken bir sanattır; insanı hayatta tutar.

Seçtiğimiz Dede Korkut Hikayesi

 Ben ve arkadaşlarım Dede Korkut hikâyelerinden “Beyrek” adlı hikayeyi sahnede canlandırmak için seçtik.   Bu hikâyeyi oyununu seçme nedenim...