1 Kasım 2025 Cumartesi

Masallar Hakkında

 "Bir varmış bir yokmuş" ile başlayan her masal, sadece fantastik bir olay örgüsünden ibaret değildir bize bir çok şeyi eğlenceli bir şekilde biz farkında olmadan anlatır.

Masallar, benim için sadece eski hikâyeler değil; insanlığın ortak değerlerini içeren, bitmek bilmeyen olayların yansımasıdır. "Bir varmış bir yokmuş" kalıbı, bizi gerçek hayatın zorluklarından alır, kalbin mantığıyla işleyen bir dünyaya taşır.

Bireyin hayatındaki yeri, ruhsal bir beslenme kaynağıdır. Masallar, televizyonun sunduğu hazır görsellerin aksine, çocuklara ve yeri geldikçe bizlere kelimelerle kendi evrenini kurmaya, yani yaratıcılığa ve soyut düşünmeye teşvik eder. Masal, bir duygusal hayal alanıdır; kahramanların zorlukları ve korkuları, bireyin kendi iç dünyasıyla güvenli bir şekilde yüzleşmesini sağlar. İyiliğin her zaman kazanması, dünyanın karmaşasına rağmen içimizdeki umudun en güçlü kaynağıdır.

Toplumsal açıdan masallar,bence bir milletin kimliği gibidir. Bir toplumun değer verdiği cesareti, dürüstlüğü ve dayanışmayı sonraki nesillere taşıyan bir hafızadır. Günümüzde, bazı değerlerimizin unutulmaya çalıştığı bir dönemde, masallar bize kim olduğumuzu ve nereden geldiğimizi hatırlatan köklerimizdir. Eğer kendi masallarımızı anlatmazsak, başka kültürlerin değer sistemleriyle yetişmek zorunda kalırız.

Sonuç olarak inanıyorum ki, masallar kaybolduğunda, sadece hikâyeler değil, hayal etme yeteneğimizin ve ortak insani değerlere olan inancımızın bir kısmı da kaybolacaktır. Masal, dinlenilmesi ve anlatılması gereken bir sanattır; insanı hayatta tutar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Seçtiğimiz Dede Korkut Hikayesi

 Ben ve arkadaşlarım Dede Korkut hikâyelerinden “Beyrek” adlı hikayeyi sahnede canlandırmak için seçtik.   Bu hikâyeyi oyununu seçme nedenim...