26 Eylül 2025 Cuma

Bir İnsan Neden Hikâye ve Roman Okumalıdır?

Bence hikâye ve roman okumak, sadece boş zamanları değerlendirmekten çok daha fazlası. Bir romanın sayfalarını çevirdikçe, aslında başka hayatlara konuk oluyorsunuz. Kendi yaşamadığınız duyguları, olayları ve zamanları hissediyorsunuz. Mesela ben Çalıkuşu kitabını okurken o dönemlere gitmiş gibi hissettim. Ne o dönemle bir bilgim vardı ne de karakterlerle bir benzerliğim, ama sanki içinde gibiydim. İşte bu yüzden okumak, empati kurmayı öğretiyor.

Ayrıca hikâyeler ve romanlar, insanı düşünmeye zorluyor. Neden böyle yaptı, bu olay başka türlü gelişebilir miydi gibi sorular zihnimizde dönüp duruyor. Bu da bizim eleştirel düşünme becerimizi geliştiriyor. Sadece okulda öğrenilen bilgilerle yetinmemek, farklı bakış açılarını da görebilmek bence çok önemli.

Son olarak, hikâye ve roman okumak bence insana her yönden iyi geliyor. Gerçek hayattan kısa bir süreliğine de olsa uzaklaşıp başka dünyalarda dolaşmak, bazen en iyi terapi oluyor.

Kısacası bir insan neden hikâye ve roman okumalı? Çünkü okumak insanı geliştirir ve hatta iyileştirir. Kitaplar sadece sayfalardan ibaret değil; onların içinde hayatlar, duygular ve düşünceler var. O yüzden, bir romanın kapağını açmak aslında bambaşka bir dünyaya adım atmaktır.

19 Eylül 2025 Cuma

Koşuk Hakkında

Koşuğun yapı özellikleriyle söylendiği dönem arasında sıkı bir ilişki vardır. Koşukların yapısı, dönemin sosyal ve kültürel özelliklerini yansıtır. Örneğin, koşuklardaki ölçü ve uyak düzeni, o dönemdeki ezgi ve müzik anlayışıyla bağlantılıdır. Çünkü o dönemde insanlar, şiirleri genellikle müzikle birlikte dinliyorlardı. Şiirlerin içindeki konulara baktığımızda da, dönemin yaşam tarzını, değerlerini ve inançlarını görüyoruz. Kahramanlık, savaş, doğa sevgisi gibi temalar, o zamanın insanlarının hayatında önemli yer tutuyordu. Bu temalar, onların toplumsal yapısıyla, kültürel değerleriyle doğrudan ilgiliydi. Yani koşuklar, o dönemin adeta bir aynası gibi.

Yapı unsurları (kafiye, nazım birimi) ve dil-anlatım özellikleri, koşuğun söylendiği dönemin kültürel ve sosyal yapısıyla doğrudan ilişkilidir. Örneğin, hece ölçüsü ve dörtlük nazım birimi, o dönemdeki sözlü geleneğin ve basit anlatımın bir yansımasıdır. Kullanılan imgeler ve temalar (doğa, savaş, sevgi), dönemin yaşam tarzını, inançlarını ve değerlerini yansıtır.

Benim okuduğum koşuğun toplum özellikleri için ise şunları söyleyebilirim: Koşukta genellikle doğa ve insanın uyumu ön plana alınmıştır, yani o zamanlardan beri insanlar doğayla yüzyıllardır iç içe ve uyum halinde olmuşlardır. Döneme göre dilin sade ve doğal olması, halkın anlayabileceği bir iletişim kurma çabasını gösterir.

5 Eylül 2025 Cuma

Yaz tatilim

Okulun koşuşturmalı günlerinden sonra bu tatil, her tatil gibi, her açıdan çok iyi gelmişti. Hem dinlendim hem de derslerimdeki eksik yerleri tamamladım. Ama anladım ki gelecekte güzel yerlere gelmek için çok çalışmam gerekiyor ve artık bu yaz kendime bir söz verdim: Derslerimi daha ciddiye alacağım.Ders çalışmanın, kendini sıkıp sadece ona odaklanmak olmadığını da anladım. Günlük program yaparsam her şeye yeterince zaman ayırabilirim.


Gelelim tatile.  Zaten tatilleri kim sevmez ki? Antalya’ya bir haftalığına tatile gittik. Ailemle çok güzel vakit geçirdim, anılar biriktirdim. Anıları değerli kılan kişiler de tabii ki sevdiğim kişilerdi. Zaten önemli olan da insanın sevdiği kişilerle birlikte olması, değil mi?

Otelden dönünce de ablamla vakit geçirdim, çok eğlendik. Okul zamanı gece geç saatlere kadar oturamıyorduk, şimdi rahat rahat birlikte vakit geçirdik.

Arkadaşlarımla buluştum, bir arkadaşımın doğum gününü kutladık. Böyle anlarda çok mutlu oluyorum; sanki kendi doğum günüm gibi seviniyorum. Belki de küçüklüğümü hatırlayıp mutlu oluyorumdur.

Şehrimizde bir konser düzenlenmişti, arkadaşlarımla oraya da gittik. Birlikte şarkılar söyledik, fotoğraflar çekildik ve eğlendik.

Okulların açılmasına çok az kaldığı için hem heyecanlı hem de mutluyum. Bir yanım da buruk; çünkü ileride özleyeceğim yaşların içinde olduğumun farkındayım.


Uzun lafın kısası, çok güzel bir tatil geçirdim ve 10. sınıfa artık hazırım. Kendime inanıyorum, çok çalışacağım.

Seçtiğimiz Dede Korkut Hikayesi

 Ben ve arkadaşlarım Dede Korkut hikâyelerinden “Beyrek” adlı hikayeyi sahnede canlandırmak için seçtik.   Bu hikâyeyi oyununu seçme nedenim...